Emma
er

Karma: 4
Offline
Mesaj Sayısı: 118
|
Yeniden saatine bakti. "Doga kanunu herhalde bu!" diye gecirdi aklindan. Hangi siraya girse o yavas ilerler, o ana kadar akip giden trafik sirf onun acelesi var diye tikanir kalirdi. Suruculerin bir sekilde konusmaya baslayip "Aha! Geliyor iste. Cabucak birbirimize girip ona engel olalim," dediklerini dusundu. Baska zaman olsa "Sacmalama, daha neler!" derdi, ama bu sefer neredeyse inanacakti buna. Sanki yelkovanla trafik, sozlesmisler gibi, birbirlerine zit gidiyorlardi. Biri hizli, digeri yavas... Hem de cok yavas.
"Bu saatte hep boyle olur," dedi taksinin soforu, soyledigi teselli olacakmis gibi. Gulumsedi sakince; icinden "Hadi!.. Cabuk!.." diye bagirmak geliyordu oysa. Kendini tuttu; disarda gorunen Istanbul'a bakti. Ne cok seviyordu Istanbul'u ve nasil da nefret ediyordu. Herkes bu saatte yola cikmak zorunda miydi sanki? Hadi ciktilar, neden butun Istanbul havaalani yolundaydi? Kizildeniz'i ortadan ayiran Musa gibi olmak istedi o an. Ya da 'Aman Tanrim!' filmindeki Jim Carrey gibi. Araba denizinin ortadan ikiye ayrilmasini saglamak icin neler vermezdi ki?
Saatine bakti. "Gec kalmamaliyim. Allahim gec kalmama izin verme! Yetismeliyim ona!"
|
Buraya reklam alinir.
|
|
|
mustapha
er

Karma: 1
Offline
Mesaj Sayısı: 5
|
"Baba, babaaaaa.. baaaaaak ne güzel, kendi kendime sürebiliyorum artık ben!"
Başını kaldırdı, gördüğü şeyin bu dünyada görüp görebileceği en muhteşem şey olduğunu düşündü, kimbilir kaç bininci kez..
Fincanın dibinde kalan bir yudumluk kahvesi de yumuşak bahar havasının etkisiyle soğumuştu çoktan. Elini uzatıp tutar tutmaz kulpundan fincanın, aklına geldi yine.. "Of Allahım! Ne olur yardım et bana" diye mırıldandı kendi kendine, kahvenin acı tadı ağzına yayılırken. Doğrulup eğildi şöyle bir. Gözleri karardı yine. Herzaman ki gibi..
"Neden hep ben, neden!?.."
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Şubat 09, 2007, 10:01:10 ÖS Gönderen: mustapha »
|
Moderatöre Bildir
Logged
|
|
|
|
|
|
mustapha
er

Karma: 1
Offline
Mesaj Sayısı: 5
|
Yukarıda yazdığım devamı olabilir mi acaba hikayenin? Başka bir zaman, başka bir mekan mesela? Ya da, aynı anda başka bir yer? Ya da trafikte mahsur kalan kahramanımızın hatırladıkları? Ya da başka bir karakter? Ya da..
Zaten amaç bu değil mi? Yazılanları birbiriyle ilintilendirmek, zenginleştirmek, ayrıştırmak, birleştirmek sonra yeniden, farklı bakış açıları?
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Şubat 09, 2007, 10:32:27 ÖS Gönderen: mustapha »
|
Moderatöre Bildir
Logged
|
|
|
|
|
|
mustapha
er

Karma: 1
Offline
Mesaj Sayısı: 5
|
"Ağrı dağın eteğindeeeeeee, uçan güvercin olsaaaaaam.."
"Ooo Ahmet Bey, bu ne mutluluk?"
"Şafağı mı kaldı oğlum, herhalde mutlu olacak"
"12' den sonra doğan güneeeeeeeeeeş!"
......
Dolabını toparlarken garip bir hüzün kaplamıştı içini. Üzülerek ayrıldıklarına, sevinç içerisinde dönme günüydü halbuki bu gece..
"Allahım bana güç ver" diye geçiriyordu içinden, yeni gelen "bastonlara" traş köpüğünü, nefti kazağını, spor ayakkabılarını pay ederken.
12'den sonra Doğan Güneş! Güneş bir başka doğacaktı.. Ama her zamankinden daha kara..
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 04, 2007, 09:50:18 ÖS Gönderen: mustapha »
|
Moderatöre Bildir
Logged
|
|
|
|
mustapha
er

Karma: 1
Offline
Mesaj Sayısı: 5
|
"...Saatine bakti. "Gec kalmamaliyim. Allahim gec kalmama izin verme! Yetismeliyim ona!"
Aynı heyecan, ve aynı endişe bu. Tıpkı teskere alacağı günün gecesinde hissettiği, mutluluk mu, hüzün mü yoksa her ikisinden de birşeyler barındıran bir karışık, bir garip duygu mu karar veremiyordu. Arabanın camını açmak gereği hissetti.
"Nefessiz kalmak ne kötü.."
Telaşla ceketinin iç cebini yokladı.
"Oh! Ya unutsaydım?."
|
|
|
|
|
Master
Forum Sahibi
KUVVET KOMUTANI
     
Karma: 28
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3.836
Bilmek kadar mühimdir bildiğini paylaşmak
|
"...Saatine bakti. "Gec kalmamaliyim. Allahim gec kalmama izin verme! Yetismeliyim ona!"
Karmaşik düşünceleri anlamsızlıgı cagarmaya oldukca heveslenmeye baslamıstı.Adına trafık denılen bu sıkıntı onu ufkundan ayrımaya calısan bır karalıktan baska ne olabılırdı ki ? ya da ya da bu karanlık bır ısyan mıydı , bakıpta goremedıgı gorupte sezemediği bır yokolus , kaybolusmuydu ? Sorular .. Sorular... Onlarca yuzlerce bınlerce sorular.Bu bılınmezlık demetı ıcınde erıdıgını hıssedıyordu .. Bunca kaybolus yokolus arasında tıpkı yarasaların yurt edındıgı magara nın derınlıklerınde , derın hezeyanların agırlıgında ufukta gorunen bır ısık hıssedebılıyordu.Saatin farkında olmasada güneşin mutlaka batacağını bılıyordu , tıpkı yıne yenıden dogacagını bıldıgı gıbı..Yetısmelıydı ısıgına aydınlıgına , yakayabılmelıydı zamanı , ısıgı.Boylesıne ucsuz bucaksız bır karmasanın arasında bu heyezanların tamamından habersız bır trafık magandasının ardı arkası kesılmeyen korno seslerıyle hayattan caldıgı zamanda yasadıgı hezeyanlarından anlık bır tıtremeyle uzaklasarak , magarada gordugu gunesın sımgesı olan aydınlıgına dogru yol almaya devam ettı.Basaracak tı , emdırmek ıstemıyordu kanını , ılıklerını yarasalara.Onları goruyordu , bılıyordu.. Karanlıklarını sezıyordu ama bunları gordugu kadar da ısıgın varlıgını goruyordu.Pekı sonuc ne olacak tı.Omur denılen kara tahta da dıledıklerı umut ettıklerı hep var olmustu ve hep caba sarfetmıstı onlara ulasabılmek ıcın.Ama Sonuc ? Gıdebılecekmıy dı , yetısebılecekmıy dı , karanlık basmadan ısıgın aydınlıgına...Farkında degıl dı ama altındakı demır yıgını olması gereken daha hızlı ılerletıyordu onu , belkıde ısıga ulasmak ısterken bılerek hızlanıyordu.Zıhnı ; durması gerektıgını tum hucrelerıne 'sınırlerının kasılması' seklınde emir verdıgınde hep uyguladıgı gıbı motor frenıyle yavasladı.Oradaydı artık , bır adım kalmıstı ısıga.Elını uzatsa tutabılecek basını kaldırsa gorebılecek , haykırsa duyurabılecek kadar yakın.Gıtmelıydı.Yuregı kanat takmıs ucmak ıstersen fıkrı 'dur' dıyordu.Bır mucadelesı daha baslamıstı , mantıgı ve yuregı arasında...Oyle zorlu bır mucadeleydı kı bu , kan bosalmaya baslamıstı burnundan , gozlerı kararıyor , burnu kanıyor , avuc ıclerı 'cocuklugunu gecırdıgı evde , evın tam ortasında bulunan soba ya elını dokundurdugunda acıdıgı gıbı terlıyor ve tıtrıyordu.Gıtmelıydı ... Bu mucadelenın galıbını , bu savasın galıbını bılmesede , maglubun yurek olmasını ıstemıyordu..Bu ıstememezlık oyle yogun bır dırenc saglıyordu kı ; tıtreyen ve terleyen avuc ıclerınden , burun damarlarını catlatarak 'yatagına sıgmayan delı caylar gıbı ' akan kanından korkmuyordu...
|
|
|
|
nefin
er

Karma: 4
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 713
|
Ne yaparsa yapsın ıcındekı bu delı ofke ona karsı koyamadı içindeki ses cıglıklar atıyordu ama yıne duyan yoktu onu bısey yapmalıydı bı mucıze olmalıydı bekledı,orda donup kaldı etrafında kımseler yoktu, yıne yalvarıyordu ALLAH'a '' gec kalmama ızın verme n'olur yetısmelıyım ona.....
|
!! ATAM İZİNDEYİZ !!
''Öyle Zamanlar Vardır ki, Gittiğiniz Yer Önemsizdir.. Önemli Olan Nasıl Gittiğinizdir..!! '' (annemi ozledimm:(
|
|
|
sergen
er

Karma: 0
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 2
|
yıne yalvarıyordu ALLAH'a '' gec kalmama ızın verme n'olur yetısmelıyım ona..... mutlaka bunu yapmam lazim... arabalar demir bir nehire benziyordu. Durmadan akan, yavas hizli, dalga dalga gelen buyuk bit nehir. Oysa. Her birinin icinde baska insan baska hayat.
|
|
|
|
|
jovial
er

Karma: 2
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 474
J O V İ A L
|
yetişmeye çelışırken araba çarptı ve öldü
THE END
|
...........(0 0) .---oOO-- (_)-----. ╔══════════════════════════╗ ║ HAYAT SEVİNCE GÜZELDİR ║ ╚══════════════════════════╝ '---------------oOO ........|__|__| .......... || || ....... ooO Ooo
|
|
|
|